Hakkı batıldan ayırmalıyız.
İLETİŞİM İÇİN
AShakikat@hotmail.com
Dostlar
|
Cüneydi/Edremit
|
|
Kainata Mektup
|
|
Timur/Ordu
|
Arşiv
Aslında sitenin temellerini atarken benimsediğimiz düstur tevazüydü. Tevazü her müslüman insanda bulunması gereken özelliklerin başında geldiği içindi bu. Bir diğeri de düşünce dünyamıza Kur'an-ı Kerim haricinde delil sokmamaktı. Bunu ne kadar başarabilirsek batıldan da o kadar uzak duracaktık. İşte bu noktada kalbimizde cereyan eden ve bizim de çok etkilendiğimiz bir ayeti paylaşalım dedik.
İnsanlar türlü fitnelerin, türlü oyunların peşinde koşsa da görevimiz kalbimizi ve beynimizi kirletmemek olmalı. Bunun için vahyi hayatımızın bir parçası yapmalıyız. Bilmediğimiz bir konuya ilişkin yorumlar, vahiy desteksiz söylenen kelamlar hakkı unutturur. İman, dikenli bir yol ; aynı zamanda sonu olmayan bir yoldur
Bilinen şey, Allah’dan geldiği Allah tarafından gönderildiği tescillenmiş olan vahiydir. Bunun dışında doğru sözler de vardır. Nelerdir? Mesela efendimiz (sav) in sözleridir ve yine vahiy ile çelişmeyen sözlerdir. Bunun dışındakiler ise zandır. Zannın kaynağının ise heva olduğunu biliyoruz. İsra 36 olmasa idi.
KEHF5: Buna dair ne kendilerinin bir ilmi vardır, ne de babalarının. Ağızlarından çıkan söz ne büyük! Söyledikleri yalnızca bir yalandır.
rivayetlere dayalı din anlayışına sahip olanların cehaleti özür gibi gösterilmeye kalkılabilirdi.
İSRA36-Bir de hiç bilmediğin bir şeyin ardınca gitme; çünkü kulak, göz, gönül; bunların her biri ondan sorumludur.
neyin ardından gidersen git, hangi düşünceyi savunursan savun bundan sorumlu tutulacağımız
isra 36
ile bellidir. Bu duruma göre cehalet nasıl özür olabilir? Cehalet özür kabul edilmiyor. Ümmilik de öyle. Ne yapmalıyız? İlimden nasipleneceğiz. İlim dediğimizde Kur'an'dan bahsettiğimizi belirtelim. Çünkü bu manidar sözü Cenab- ı Hak kelamı için kullanmıştır.
>
Yazan <$Blofurkano
/>
Görüntüle
<$Blo0lar
<$Blo
Yorum Gönder
ef="<$Blohttp://salihfurkan.blogspot.com/eri