109: Ağlayarak çeneleri üstü kapanıyorlar;o,onların huşuunu da arttırıyor. ENAM 51- Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar. Öyle ki, kendileri için O'nun huzurunda ne bir dost ne de bir şefaatçi vardır. Gerekir ki Allah'tan korkarlar. SEBE 6: Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, sana Rabb'inden indirileni görüyorlar ki, o hakkın tâ kendisidir. Ve o, üstünlük ve güçlülüğüne son olmayan ve hamd'e layık olanın yolunu gösteriyor. ZÜMER 22: Demek ki, Allah her kimin bağrını İslam'a açmış ise, işte o, Rabb'inden bir nur üzerinde değil mi? O halde vay o Allah'ın zikrinden kalpleri katılaşmış olanlara. Onlar, açık bir sapıklık içindedirler. 23: Allah, ikizli,ahenkli bir kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Ondan Rab'lerine saygısı olanların derileri ürperir. Sonra derileri de kalpleri de, Allah'ın zikrine yumuşar. İşte o, Allah'ın yol göstermesidir. Allah, onunla dilediğini doğru yola çıkarır. Allah, her kimi şaşırtırsa artık ona hidayet edecek yoktur. SECDE 15-Bizim ayetlerimize öyle kimseler iman ederler ki, onlarla kendilerine öğüt verildiği zaman secdelere kapanırlar ve Rablerine hamd ile tespih ederler de büyüklük taslamazlar. 16-Yanları yataklarından aralaşır (uzaklaşır), korku ve ümit içinde Rablerine dua ederler ve kendilerine verdiğimiz azıklardan hayra sarf ederler RUM 53:Kendi şaşkınlıkları içinde körleri de hidayete getirici değilsin.Ancak ayetlerimize iman edeceklere işittirirsin de onlar,İslam'a gelir ve selamet bulurlar. ENFAL 2: Gerçek müminlerin,Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir. Karşılarında ayetleri okunduğu zaman imanlarını artırır.Rab'lerine tevekkül ederler.. Ayetlerde görüldüğü gibi vahiy karşısında adabını takınan Rabbinden geldiğini bilerek, inanarak vahiy karşısında kalp ürpertisi ile Kur'an a yaklaşanlar için elbette vahyin etkisi pozitif olacaktır. buna karşılık; KASAS 48- Fakat şimdi onlara katımızdan gerçek (Kur'an) geldiği zaman: "Musa'ya verilen (mucize) gibisi verilseydi ya!" dediler. Oysa bundan önce Musa'ya verileni de inkar etmediler mi? Onlar: "Birbirini destekleyen iki büyü" dediler ve: "Biz, hiçbirine inanmayız!" dediler. İSRA 45: Bir de sen Kur'an'ı okuduğun vakit, biz seninle ahirete inanmayanların arasına görünmez bir perde çekeriz. 46: Ve kalplerinin üzerine onu iyi anlamalarına engel kabuklar geçiririz ve kulaklarına bir ağırlık veririz. Rabb'ini Kur'an'da vahid (bir) olarak andığın vakit de ürkerek arkalarına döner giderler. NEML 81: Sen o körleri dalaletlerinden hidayete erdirecek değilsin. Sen ancak ayetlerimize iman edeceklere işittirirsin de onlar Müslüman olur, selamet bulurlar... Daha Kur'an a yaklaşma şekillerinde problem olanlara ise vahyin yapabileceği pozitif manada bir etki olamaz elbette. Bunların vahiyden haberdar olmamaları gerekmiyor. Manevi manada kulakların işitmez, gözlerin görmez oluşu bir kul için en kötü hadise olsa gerektir. Bu yüzden selameti vahiyde aramalıyız. CUMA 5. Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerce kitap tasiyan merkebin durumu gibidir. Allah'in âyetlerini yalanlamis olan kavmin durumu ne kötüdür! Allah, zalimler toplulugunu dogru yola iletmez. Ayetinde de görüleceği üzere vahiyden haberdar olup da gereğini yapmayanlar için de vahyin yapacağı bir şey yoktur. Çünkü, kişi kendisini vahyin inşa etmesine kapaması gibi bir durum vardır. Tavır nasıl olmalı idi? NUR 51-Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman müminlerin sözü ancak: "İşittik ve itaat ettik." demeleridir. İşte bunlar, kurtuluş bulacak olanlardır. BAKARA 285-Peygamber, Rabb'inden ne indirildiyse ona iman etti, müminler de. Hepsi, Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve: "Peygamberleri arasında hiçbir ayırım yapmayız." diye Peygamberlerine inandılar ve: "İşittik ve boyun eğdik, bağışlamanızı dileriz, ey Rabb'imiz! Dönüş sanadır!" dediler... Tavır, "işittik, itaat ettik" şeklinde olmalıdır. İşitilip itaat edilmediğinde vahyin inşa etmesine müsaade edilmiyor demektir. İSRA 73. Müsrikler, sana vahyettigimizden baska bir seyi yalan yere bize isnat etmen için seni, nerdeyse, sana vahyettigimizden saptiracaklar ve ancak o takdirde seni candan dost kabul edeceklerdi. 74. Eger seni sebatkâr kilmasaydik, gerçekten, nerdeyse onlara birazcik meyledecektin. 75. O zaman, hiç süphesiz sana hayatin ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattirirdik; sonra bize karsi kendin için bir yardimci da bulamazdin. 76. Yine onlar, seni yurdundan çikarmak için nerdeyse dünyayi basina dar getirecekler. O takdirde, senin ardindan kendileri de fazla kalamazlar. 77. Senden önce gönderdigimiz peygamberler hakkindaki kanun (da budur).Bizim kanunumuzda hiçbir degisiklik bulamazsin. 86. Hakikaten, biz dilersek sana vahyettigimizi ortadan kaldiririz; sonra bu durumda sen de bize karsi hiçbir koruyucu bulamazsin. Dikkat edilecek olursa herkesin vahye uyma zorunluluğu vardır. Hidayet olabilmesi için vahy den haberdar olunacak ve vahy karşısında teslim olunucak. Allah "işittik, itaat ettik!" tavrında, müslüman kullarından eylesin.>
Yazan <$Blofurkano/>
Görüntüle