Üzerinde gereği gibi düşünülmesi emri yerine getirilmemişse, bu emir ve topyekün Kur'an gereği gibi takdir edilememiş demektir. Sonuçta ahiretten sorumlu tutulma olayı ile birlikte ahirette Hz. Muhammed (SAV)' ın şikayeti zaman dilimi olarak aynı yerlere takabül etmektedir. Din gününe hazır olmak isteniyorsa o gün sorumlu olacağımız tek kitabı muhatab alarak amelimizi en iyi şekilde gerçekleştirmeye çalışmalıyız. bu konuyla ilgili ayetlerden seçtiklerimize bakacak olursak:
NİSA 82. Hâla Kur'an üzerinde geregi gibi düsünmeyecekler mi? Eger o, Allah'tan başkası tarafından gelmiş olsaydi onda birçok tutarsızlık bulurlardı.
Bu noktada Furkan33' u da unutmayalım.
TAHA 124: Her kim de zikrimden yüz çevirirse,ona sıkıntılı bir geçim vardır. Onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz.Eğer düz mantıkla bakılacak olursa en zengin olanların Kur'an' a en yakın olacakları gibi bir anlam çıkması gerekir. ama bunun böyle olmadığını biliyoruz. Sıkıntı burada sadece metaı olarak algılanmamalıdır. Dünya sıkıntıları çok değişiktir. Burada bunu düşünmeyi sağlayacak olan:
ARAF 94. Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, ora halkını (peygambere bas kaldirdiklarindan ötürü bize) yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır. Hangi yönden bakarsak bakalım vahyi gereği gibi düşünmezsek sıkıntılı bir geçim bizi bekleyecektir.Böyle olunca bu sonuç her iki dünyayı da tehlikeye sokmak olur ki yaratılış gayesinin dışına çıkarız.
ARAF95. Sonra kötülügü (darlığı) degistirip yerine iyilik (bolluk) getirdik. Nihayet çogaldilar ve: "Atalarimiz da böyle sıkıntı ve sevinç yasamislardi" dediler. Biz de onlari, kendileri farkına varmadan ansızın yakaladık.
96. O (peygamberlerin gönderildigi) ülkelerin halkı inansalar ve (günahtan) sakınsalardı, elbette onlarin üstüne gökten ve yerden nice bereket kapıları açardik, fakat yalanladılar, biz de ettikleri yüzünden onları yakalayiverdik. Yine bu konuyla ilgili:
96. O (peygamberlerin gönderildigi) ülkelerin halkı inansalar ve (günahtan) sakınsalardı, elbette onlarin üstüne gökten ve yerden nice bereket kapıları açardik, fakat yalanladılar, biz de ettikleri yüzünden onları yakalayiverdik. Yine bu konuyla ilgili:
MÜDDESSİR 12: Hem ona uzun boylu mal verdim.
13:Göz önünde oğullar verdim.
14:Ona büyük imkanlar sağladım.
15:Sonra da tama eder ki daha da arttırayım.
16:Hayır,çünkü o,bizim ayetlerimize karşı inatçı kesildi.
17:Ben onu dimdik sarpa sardıracağım.Neden Ceneb-ı Hak arttırmadı? çünkü, Ayetlerden yüz çevirdi.Onu gereği gibi düşünmedi. Sonu hüsran oldu.
13:Göz önünde oğullar verdim.
14:Ona büyük imkanlar sağladım.
15:Sonra da tama eder ki daha da arttırayım.
16:Hayır,çünkü o,bizim ayetlerimize karşı inatçı kesildi.
17:Ben onu dimdik sarpa sardıracağım.Neden Ceneb-ı Hak arttırmadı? çünkü, Ayetlerden yüz çevirdi.Onu gereği gibi düşünmedi. Sonu hüsran oldu.
FECR 15: Fakat insan,her ne zaman Rabb’i onu imtihan edip de ona ikram eder, ona nimetler verirse,o vakit “Rabb’im bana ikram etti”der.
16: Ama her ne zaman da imtihan edip rızkını daraltırsa o vakit de, “Rabb’im bana ihanet etti” der.
17: Hayır,hayır, doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.
18: Ve birbirinizi yoksula doyurmaya teşvik etmiyorsunuz.
19: Halbuki,mirası öyle bir yiyiş yiyorsunuz ki,dermecesine.
20: Ve malı öyle bir seviş seviyorsunuz ki,yığmacasına.
16: Ama her ne zaman da imtihan edip rızkını daraltırsa o vakit de, “Rabb’im bana ihanet etti” der.
17: Hayır,hayır, doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.
18: Ve birbirinizi yoksula doyurmaya teşvik etmiyorsunuz.
19: Halbuki,mirası öyle bir yiyiş yiyorsunuz ki,dermecesine.
20: Ve malı öyle bir seviş seviyorsunuz ki,yığmacasına.
DUHA 5: İleride Rabb’in sana verecek,öyle verecek ki,rızaya ereceksin.
6:O, seni bir yetimken barındırmadı mı?
7:Ve seni yol bilmez iken yola koymadı mı?
8:Ve seni bir yoksul iken zengin etmedi mi?
9: Öyle ise sakın yetime kahretme.
10: Saili (isteyen ve soranı)de azarlama.
11: Fakat Rabb’inin nimetini anlat da anlat
6:O, seni bir yetimken barındırmadı mı?
7:Ve seni yol bilmez iken yola koymadı mı?
8:Ve seni bir yoksul iken zengin etmedi mi?
9: Öyle ise sakın yetime kahretme.
10: Saili (isteyen ve soranı)de azarlama.
11: Fakat Rabb’inin nimetini anlat da anlat
KASAS 76:Hakikaten Karun,Musa’nın kavmindendi ve onlara karşı azgınlık etmişti. Ona öyle hazineler vermiştik ki,anahtarları cidden güçlü kuvvetli bir topluluğa ağır geliyordu.O vakit kavmi ona şöyle demişti: “Şımarma, çünkü Allah şımaranları sevmez”.
77: “Allah’ın sana bu verdikleriyle ahiret yurdunu ara. Dünyadan nasibini de unutma ve Allah’ın sana ihsan ettiği gibi ihsan et.Yeryüzünde bozgunculuk arama; çünkü Allah bozguncuları sevmez”.
78: (Karun): “Ben ona yalnızca bendeki ilim sayesinde kavuştum” dedi. Allah’ın ondan önce o geçen zamanlar içinde kuvvetçe ondan daha şiddetli ve toplumca daha kalabalık nice kimseleri helâk ettiğini bilmiyor muydu? Mücrimlere günahlarından soru da sorulmaz.
79:Derken zîyneti içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, “Ah! Ne olurdu şu Karun’a verilen gibi bizimde olsa! O gerçekten büyük bir bahtiyardır” dediler.
80: Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise: “Yazıklar olsun size!Allah’ın sevabı, iman edip, salih amellere çalışan kimseler için daha hayırlıdır. Ona ise ancak sabredenler kavuşturulur” dediler.
81:Sonunda biz onu sarayı ile yere geçiriverdik. O zaman Allah’a karşı onun yardımına gelecek taraftarları da olmadı. O kendisini kurtaracak olanlardan da değildi.
82: Dün onun mevkiini dileyenler bugün şöyle diyorlardı: “Vay! Demek ki Allah rızkı kullarından dilediğine veriyor ve kısıyor. Eğer Allah bize lütfetmeseydi, bizi de batırmıştı. Vay! Demek ki hakikat bu: Kafirler kurtuluşa ermeyecek.”
77: “Allah’ın sana bu verdikleriyle ahiret yurdunu ara. Dünyadan nasibini de unutma ve Allah’ın sana ihsan ettiği gibi ihsan et.Yeryüzünde bozgunculuk arama; çünkü Allah bozguncuları sevmez”.
78: (Karun): “Ben ona yalnızca bendeki ilim sayesinde kavuştum” dedi. Allah’ın ondan önce o geçen zamanlar içinde kuvvetçe ondan daha şiddetli ve toplumca daha kalabalık nice kimseleri helâk ettiğini bilmiyor muydu? Mücrimlere günahlarından soru da sorulmaz.
79:Derken zîyneti içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, “Ah! Ne olurdu şu Karun’a verilen gibi bizimde olsa! O gerçekten büyük bir bahtiyardır” dediler.
80: Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise: “Yazıklar olsun size!Allah’ın sevabı, iman edip, salih amellere çalışan kimseler için daha hayırlıdır. Ona ise ancak sabredenler kavuşturulur” dediler.
81:Sonunda biz onu sarayı ile yere geçiriverdik. O zaman Allah’a karşı onun yardımına gelecek taraftarları da olmadı. O kendisini kurtaracak olanlardan da değildi.
82: Dün onun mevkiini dileyenler bugün şöyle diyorlardı: “Vay! Demek ki Allah rızkı kullarından dilediğine veriyor ve kısıyor. Eğer Allah bize lütfetmeseydi, bizi de batırmıştı. Vay! Demek ki hakikat bu: Kafirler kurtuluşa ermeyecek.”
<$Blo0lar
<$BloYorum Gönderef="<$Blohttp://salihfurkan.blogspot.com/eri