Ne kadar güzel bir ayet. İrşad ve parlak bir kuran, onun getirdiği kitap bir öğütten ve hükümleri açıklayan bir kurandan başkası değildir.Hakkı batıldan ayırandır. nessu zikra(zikri unuttular): furkan18-Onlar "Seni tenzih ederiz, Senden başka dostlar edinmemiz bize yakışmazdı; fakat Sen, onları ve atalarını zevke daldırdın ki, zikri (ni) unuttular ve helaka giden bir topluluk oldular!" diyeceklerdir. (nessu zikra= zikri unuttular Sen onlara ve babalarına o kadar dünya refahı sağladın ki, seni unuttular ve maneviyatı mahvolmuş bir millet oldular diyeceklerdir. yezzekkera(düşünmek) furkan62-Yine O, düşünmek veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getirdi. (yezzekkera)ibrahim52-İşte bu, insanlara açık bir tebliğdir; hem bununla uyarılsınlar hem O'nun ancak bir tek ilah olduğunu bilsinler hem de akıl ve vicdanı temiz olanlar öğüt alsınlar! (öğüt alsınlar= veliyezzekkera, ulul elbabi= temiz akıl sahipleri) tevbe126-Görmüyorlar mı her yıl bir veya iki kez fitneye tutulduklarını? Yine de tevbe etmiyor, ibret almıyorlar. (yezzekkerune) men tezekkera(düşüneceği) fatır37-Ve onlar orada şöyle feryat ederler: "Ey Rabb’imiz, bizleri çıkar da yaptıklarımızdan başka yararlı bir iş yapalım. (Onlara) : "Ya size orada düşünecek olanın düşüneceği kadar ömür vermedik mi ki? Hem size Peygamber de geldi. O halde tadın; çünkü zalimleri kurtaracak yoktur!" (denilecektir.) (düşünecek olanın= yetezekkeru, düşüneceği= men tezekkera) Allah ı çokça zikredenler(vezekerullahe): şuara227-Ancak iman edip iyi ameller işleyenler, Allah'ı çokça zikredenler ve kendilerine haksızlık edildikten sonra öçlerini alanlar müstesna. O haksızlık edenler hangi inkılaba münkalib olacaklarını (hangi akıbete yuvarlanacaklarını) yarın bilecekler. (vezekerullahe) tetezekkerune(iyice düşünmezmisiniz) enam80-Kavmi de onunla tartışmaya kalkıştı. O da dedi ki: "Bana hakikati doğrudan doğruya gösterdiği halde Allah hakkında benimle mücadeleye mi kalkışıyorsunuz? Sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden ise, ben hiçbir zaman korkmam. Rabb’im dilemedikçe onlar bana hiçbir şey yapamaz. Rabb’imin ilmi, her şeyi kuşatmıştır. Artık iyice bir düşünmez misiniz? (tetezzekkurune) secde4-Allah O'dur ki, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri attı günde yaratmış, sonra Arş üzerine hükümranlığını kurmuştur. Sizin için O'ndan başka ne bir sahibiniz, ne de bir şefaatçiniz vardır. Artık düşünmez misiniz? (düşünmüyor musunuz?= tetezekkerune) vela zikrullahi ekber(Allah ı anmak büyük iştir): ankebut45-Sana vahyedilen Kitabı güzel güzel oku ve namazı kıl! Muhakkak sahih namaz edepsizlikten ve uygunsuzluktan alıkoyar. Muhakkak Allah'ı anmak en büyük iştir ve Allah, her ne işlerseniz bilir. (vela zikrullahi ekber)(namaz kastediliyor) bakara152-O halde anın Beni, anayım sizi; Bana şükredin, nankörlük etmeyin! (fezkuruni ezkurkum veşkuruli vela tekfurun)(dua kastediliyor)200-Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğinizde, bir zamanlar atalarınızı andığınız gibi hatta daha coşkulu bir anışla Allah'ı anın. Çünkü insanların bir takımı: "Rabb’imiz, bize dünyada ver!" der. Ona ahirette bir kısmet yoktur. (fezkurullahe) 203-Bir de sayılı günlerde Allah'ı zikredin, tekbir getirin. Bunlardan iki gün içinde dönüş için acele edene günah yoktur, geç dönene de günah yoktur; fakat korunan için. Allah'tan korkun ve bilin ki, O'nun huzurunda toplanacaksınız. (vezkurullahe) zikrillah: hadid16-O iman edenlere zamanı gelmedi mi ki, kalpler! Allah'ın zikrine ve inen gerçek aşkına saygı ile coşsun ve bundan önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçip de kalpleri katılaşmış. Çoğu da günaha dalmış bulunanlar gibi olmasınlar?! (zikrillahi)rad28-Onlar, iman edip kalpleri Allah'ın zikriyle yatışan kimselerdir; evet Allah'ın zikri ile kalpler yatışır!" (zikrillah)nur37-Nice erler ki, ne ticaret, ne de alışveriş kendilerini Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz; onlar, kalplerin ve gözlerin kıvranacağı günden korkarlar. (zikrillahe)munafikun9-Ey iman edenler, ne mallarınız, ne de evlatlarınız sizleri Allah'ı anmaktan alıkoymasın! Her kim öyle yaparsa, İşte onlar, hüsrana düşenlerdir. (zikrillahi)cuma9-Ey iman edenler, Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında hemen Allah'ın zikrine (anılmasına) koşun ve alım satımı bırakın; eğer bilirseniz, o sizin için daha hayırlıdır. (zikrilahi)10-Namaz kılındıktan sonra da yeryüzüne dağılın, Allah'ın bol nimetinden nasip arayın ve Allah'ı çok zikredin ki, kurtuluş bulabilesiniz. (vezkurullahe) TESBİH: Subhanallah diyerek Allah 'ı tenzih etmek, her türlü noksan, ayıp, kusurdan beri olduğunu anmak, Allah ı yüceltmek, övmek,... sebbihu: Ala11-Tespih et Rabb’inin A'la (yüce) ismini. (sebbihisme rabbikel a’la)hakka52-Haydi, Rabb’inin yüce ismi ile tespih et! meryem11-Derken, mihraptan kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah ve akşam tespih edin!" diye işaret verdi. (sebbihu) isra44-O'nu, yedi gök ile yer ve bunlarda bulunan akıllılar tesbih eder. Hatta hiçbir şey yoktur ki, O'nu överek tespih etmesin, ancak siz onların tesbihlerin! iyi anlamazsınız. O, gerçekten halim ve çok bağışlayandır. (tusebbihu, Yusebbihu, tesbihahum) taha33-Ki Seni çok tespih edelim (sebbihake)34-Ve çok analım Seni. (ve nezkurake Vesebbih, fesebbih kaf39-O halde onların laflarına karşı sabret ve Rabb’ini güneş doğmadan önce ve batmadan önce hamd ile tespih et! (vesebbih)40-Geceleyin de onu tespih et, secdelerin ardından da. (fesebbihhu) taha130-O halde onların dediklerine sabret, güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabb’ini hamd ile tespih et. Gece saatlerinde de gündüzün uçlarında da tespih et ki, hoşnutluğa eresin. (vesebbih, fesebbih) vakıa74-O halde Rabb’ini o büyük adıyla tespih et! (fesebbih) 96-Haydi Rabb’ini büyük ismiyle tespih et! (fesebbih) hicr98-O halde Rabb’ine hamd ile tespih et ve secde edenlerden ol! (fesebbih) subhanellah: yusuf108-De ki: "İşte benim yolum budur; basiret üzere Allah'a davet ederim, ben ve bana uyanlar; Allah'ı tespih ederim ve ben ortak koşanlardan değilim." (subhanellahi) hamd ile tesbih şura5-Hemen hemen gökler üstlerinden çatlayacak gibi titreşiyorlar. Melekler Rablerine hamd ile tespih ediyorlar ve yeryüzündeki kimseler için bağışlanma diliyorlar. Uyan, Allah'tır öyle bağışlayan, öyle merhamet eden! enbiya20-Gece gündüz O'nu tespih ederler, usanmazlar. secde15-Bizim ayetlerimize öyle kimseler iman ederler ki, onlarla kendilerine öğüt verildiği zaman secdelere kapanırlar ve Rablerine hamd ile tespih ederler de büyüklük taslamazlar. tur48-Rabb’inin hükmüne sabret. Çünkü sen bizim gözetimimiz altındasın, kalktığında Rabb’ini hamd ile tespih et. nasr1-Allah'ın yardımı ve fetih geldiğinde, 2-İnsanları bölük, bölük Allah'ın dinine girerlerken gördüğünde. 3-"Artık Rabb’ini hamd ile tespih et ve bağışlamasını dile! Muhakkak ki, O, çok bağışlayandır! saffat142-Derken (denize atıldı ve) kendisini balık yuttu. Pişmandı. 143-Eğer çok tespih edenlerden olmasaydı, 166-Elbette biziz o tespih edenler, biziz." Derler ZÜMER 75-Melekleri de Arş'ı etrafından donatmış olarak Rablerine hamd ile tespih ettiklerini görürsün. Halk arasında adaletle hüküm verilmekte ve alemlerin Rabb’i Allah'a hamd olsun!" denilmektedir MÜMİN 7-Arşı taşıyanlar ve onun çevresindekiler Rablerini hamd ile tespih ederler, O'na iman ederler ve iman etmiş olanlar için şöyle bağışlanma dilerler: "Ey Rabb’imiz, senin rahmet ve ilmin her şeye geniş (her şeyi kuşatmıştır) . Hemen o tevbe edip yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru! 55-O halde sabret, çünkü Allah'ın va'di haktır; günahının bağışlanmasını dile ve akşam-sabah Rabb’ini hamd ile tespih et! FUSSİLET 38-Buna karşı kibirlenmek isterlerse, haberleri olsun ki, Rabb’inin huzurundakiler gece-gündüz O'nu tespih ederler hem onlar usanmazlar RUM 17-O halde akşama girdiğiniz zaman da sabaha girdiğiniz zaman da Allah'ı tespih edin. BAKARA 30-Düşün ki, Rabb’in meleklere: "Muhakkak Ben, yeryüzünde bir halife tayin edeceğim." dediği vakit, "Biz seni tespih ve takdis edip dururken orada fesat çıkaracak ve kanlar akıtacak bir yaratık mı yaratacaksın?" dediler. "Her halde Ben sizin bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim!" buyurdu. İNSAN 26-Gecenin bir kısmında O'na secde et ve uzun bir gece O'nu tespih et! HAŞR 1-Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. O, üstündür, hikmet sahibidir. 24-O, yaratan, var eden, varlıklara şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar, O'nu tespih ederler. O, öyle üstündür, öyle hikmet sahibidir. NUR 36-O evlerdeki, Allah onların yüceltilmesine ve kendi adının içlerinde anılmasına izin vermiştir. Onlarda sabah ve akşam üstleri O'nu tespih ederler. (ve yuzkera) TEĞABUN 1-Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ı tespih eder. Mülk O'nun, hamd O'nun ve O, her şeye kadirdir. SAFF 1-Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah için tespih etmektedir. O, öyle üstündür, öyle hikmet sahibidir. CUMA 1-Göklerde ve yerde ne varsa hepsi, mülkün sahibi, öyle lekesiz mukaddes, hem güçlü hem hikmet sahibi olan Allah için tespih eder. FETİH 9-Allah'a ve peygamberine inanasınız da bunu takviye edip onurlandırarak O'na sabah akşam tespih edesiniz diye. ve ensehu (nasihat) ARAF 62-"Size, Rabb’imin mesajlarını iletiyorum, size öğüt veriyorum ve ben Allah'tan gelen vahiy ile sizin bilmeyeceklerinizi biliyorum. (VE ENSEHU= NASİHAT)68-Size Rabb’imin mesajlarını iletiyorum ve ben sizler için güvenilir bir öğütçüyüm. (NASİHUN EMİN= GÜVENİLİR ÖĞÜTÇÜ) sözümüzü ARAF 144.Allah buyurdu: "Ey Musa! Ben, gönderdiğim vahiylerle, konuşmamla seni seçip yücelttim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol." NEML 40. Kendinde Kitap'tan bir ilim olan kişi de şöyle dedi: "Ben onu sana, gözünü açıp yumuncaya kadar getiririm." Derken Süleyman, tahtı, yanında kurulmuş görünce şöyle konuştu: "Rabbimin lütfundandır bu. Şükür mü edeceğim, nankörlük mü diye beni denemek istiyor. Esasında, şükreden, kendisi lehine şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki, Rabbim Ganî'dir, cömerttir."
Rabbimizden gelen her şeyin kullar için bir imtihan vesilesi olduğunu unutmayalım inşallah. Buna karşı zorda kalırsak ümidimizi yitirmemeli; başarılarda da ağırbaşlılığımızı korumalıyız. Her iki durumda da sabırlı duruşu sergilemeliyiz. Şüphesiz ahiret yurdu bakî olacaktır.