Hakkı batıldan ayırmalıyız.
İLETİŞİM İÇİN
AShakikat@hotmail.com
Dostlar
|
Cüneydi/Edremit
|
|
Kainata Mektup
|
|
Timur/Ordu
|
Arşiv
RÛM 29: Fakat zulmedenler, herhangi bir ilme ve bilgiye dayanmaksızın heva, istek ve tutkularına uydular. Artık Allah’ın şaşırttığını kim yola getirebilir? Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.30-O halde yüzünü bir hanif olarak dine tut, Allah' ın insanları kendisi üzerine yarattığı fıtratına. Allah'ın yaratışında değişme yoktur, dosdoğru sabit din odur. Fakat insanların çoğu bilmezler. 31-Başkasından geçerek hep O'na gönül verin. O'na (sığınıp) korunun. Namaza devam edin de müşriklerden olmayın; 44-Her kim inkar ederse, inkarı kendi aleyhinedir; kim de iyi amel işlerse sadece kendileri için döşemiş olurlar.52: Çünkü sen ölülere işittiremezsin. O daveti arkalarını dönmüş giderlerken sağırlara da işittiremezsin.53: Kendi şaşkınlıkları içinde körleri de hidayete getirici değilsin. Ancak ayetlerimize iman edeceklere işittirirsin de onlar, İslam’a gelir ve selameti bulurlar.(ve ma ente= sen değilsin, bihadi= hidayete erdirci, -l-umyi= körleri, an= çıkarıp, dalaletihim= dalaletlerinden, in tusmi’u= duyurursun, illa= ancak, men yu’minu= iman edenlerden, biayatina= ayetlerimize, fehum= ve onlar, muslimun= Müslümanlardır)
___________________________________________________
Eğer biz, kalbimizi yamultmadan doğru yol üzerine girmişsek, doğru insanlarla ve çevrelerle karşılaşırız. Biz vahyin peşindeysek, şüphesiz doğru yoldayız demektir. Bu noktada “zaten doğru yoldayım, şunu yapsam da yanlışlığa düşmem diyemeyiz.” İman yolu nasıl dikenliyse hidayet yolu da aynı şekilde dikenlidir.
Rûm Sûresine baktığımızda bize çok açık bir şekilde hidayetten dalâlete düşenleri ve sürekli dalâlette kalacak olanları göstermektedir. körlük, sağırlık, dilsizlik bizim bildiğimiz anlamdaki davranış yetilerindeki yetersizlikler değildir. Onların vahye karşı duruşlarından kaynaklanan ve Cenab-ı Hakkın vahyi yalanlayanları böyle cezalandıracağını haber veren bir tezahürdür. Bu anlamda iman etme ve amelini tamamlama çizgisindekiler öğüt alacaklar ve inşallah hidayete ereceklerdir. Tarz budur. Kullar ister öğüt alır; vahyi ciddiye alarak hayatına buna göre yön verir ya da arkasını dönerek
" ölülere sen mi işittireceksin?"
birleşiminde ifade bulan kullardan olurlar.
Kehf 23 ile ilgili de bir açıklama yaparsak: Toplumumuzda eylemlerimizi yaparken genelde onların başından ve sonundan neler getireceğini bilmeyiz. Burada Cenab-ı Allah bizi uyarmıştır. Geleneksel manada da "inşallah" bu yönde kullanılmaz da, bir kaçış bir geçiştirme olarak kullanılır. Bunun yanlış olduğunu görüyoruz. O yüzden bir işi Cenab-ı Hakkın dilemesine bırakmak o işi hayra bırakmaktır. Çünkü bizim şer bildiğimizde bir hayır; hayır bildiğimizde bir şer vardır. "
Siz bilmezsiniz; ben bilirim"
uyarısı da bizi bu anlamda düşündürmesi gerekir. "İnşallah" lafzı da bu eksende değerlendirilmelidir.
>
Yazan <$Blofurkano
/>
Görüntüle
<$Blo0lar
<$Blo
Yorum Gönder
ef="<$Blohttp://salihfurkan.blogspot.com/eri