
Kur’an dalâlete düşenleri zaman zaman ismen de söylemiş, kıssalarla haber vermiştir.
MÜMİN 23-Andolsun ki, Musa' yı ayetlerimizde ve açık bir delil ilegönderdik:
24-Firavun'a, Haman'a ve Karûn'a; onlar dediler ki: "Bu bir sihirbaz,bir yalancı."
25-Bunun üzerine kendilerine tarafımızdan gerçeği getirince de:"Onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri bırakın!" dediler.Kafirlerin düzeni (tuzağı)hep dalal(sapkınlık) içindedir.
26-Bir de Firavun:"Bırakın beni,öldüreyim Musa' yı da o,Rabb’ine dua etsin! Çünkü ben, onun dininizi değiştirmesinden ve ya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmasından korkuyorum." dedi.
27-Musa da:"Muhakkak ben, hesap gününe inanmayan her ululuk taslayandan Rabb’ime ve Rabb’inize sığındım!"dedi.
28-Firavun ailesinden-imanını saklayan-mümin biradam: "Bir adamı "Rabb’im Allah'tır" diyor diye öldürecekmisiniz? Oysa o, size Rabb’inizden açık delillerle gelmiştir. Hem o bir yalancı ise, çok sürmez yalanı boynuna geçer; fakat doğru ise size yaptığı tehditlerin bir kısmı olsun başınıza gelir. Şüphe yok ki, Allah, aşırı giden bir yalancıyı doğru yola çıkarmaz.
Doğru yol gösterildikten sonra dalâleti seçenler veya hidayeti bulmak isteyenler kendilerini ya Allah’ın izin vermesiyle kurtarıyorlar yada hüsrana uğruyorlar.
FUSSİLET17-Semud'agelince,Biz onlara yolu gösterdik de onlar, hidayete karşı körlüğü sevmek istediler, derken yaptıktan yüzünden kendilerini o hor azap yıldırımı alıverdi.
18-İman edip de korunanları ise kurtardık.
AL_İİMRAN: 85-Her kim İslam'dan başka bir dinararsa asla kabul edilmez ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olur.
Dalâletin en büyük özelliği Allah’a teslimiyet dini ve tek din olan İslamiyet’i yok sayarak yüz çevirmesidir. Burada yine tebliğ ön plana çıkıyor. Teslimiyet için vahiy tebliğ edildikten sonrası çok önemli. Dalâlete düşmüş olanı hidayete erdirme noktasında yetersiz kalındığında artık yapılacak eylem kalmıyor. Bir insan vahiysiz kaldığında şeytanın esiri haline geliyor. Yüce Allah'ın kelamı ekseninde hareketi bırakıp; şeytan eksenli harekete başlıyor. Zannın peşinden koşmaya başlıyor.
ZUHRUF38-Sonunda Bizegeldiği zaman:"Ah!Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı;sen ne kötü arkadaşmışsın!" der.
39-"Böyle söylemek bugün size hiç de fayda vermez,çünkü zulmettiniz, hepiniz azapta müştereksiniz."
40: O halde sen mi işittireceksin o sağırlara? Yahut sen mi hidayet edeceksin o körlere ve açık bir sapıklık içinde bulunanlara?
41-Şu halde şayet Biz seni alıp götürürsek(hayatınısonaerdirsek), elbette onlardan intikam alacağız.
42-Yahut onlara yaptığımız tehdidi sana gösterirsek! Şüphesiz Biz onlara bunu yapmaya da muktediriz
43- Sen hemen o sana vahyedilene tutun! Muhakkak ki sen doğru bir yol üzerindesin.
44- Ve muhakkak ki o zikir hem senin için, hem kavmin için bir şereftir ve ileride bundan sorulacaksınız.
MÜMİNUN49: Andolsun biz Musa’ya kitabı verdik, hidayete erebilsinler diye.
53-Derken onlar aralarındaki işlerde fırkalara ayrıldılar. Her fırka da kendi ellerindeki şeyle sevinmektedir.
54-Şimdi sen onları bir zamana kadar dalgınlıkları içinde bırak.
55-Sanıyorlar mı ki, kendilerine verdiğimiz mal ve çocuklarile,
56-Onlara hayırlar sağlamaya koşuyoruz. Hayır,anlayamıyorlar!
68-Acaba onlar bu sözü düşünmezler mi, yoksa onlara eski atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?
69-Yoksa peygamberlerini tanımadılar da bu yüzden mi onu inkar ediyorlar?
70-Yoksa onda bir delilik olduğunu mu söylüyorlar? Hayır, o,onlara gerçek ile geldi; fakat onların çoğu gerçekten hoşlanmıyorlar.
71-Eğer Hak,onların keyiflerine uysaydı,gökler,yeryüzü ve bunlardaki kimseler kesinlikle bozulurdu.Hayır,Biz onlara unutulmaz ders olacak zikirlerini getirdik de onlar,zikirlerinden yüz çeviriyorlar.
72-Yoksa sen onlardan bir haraç mı istiyorsun?Rabb’inin mükafatı daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
73-Doğrusu, sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
AL_İ İMRAN 81.Hani Allah, peygamberlerden: "Ben size Kitap ve hikmet verdikten sonra nezdinizdekileri tasdik eden bir peygamber geldiğinde ona mutlaka inanıp yardım edeceksiniz" diye söz almış, "Kabul ettiniz ve bu ahdimi yüklendiniz mi?"dediğinde,"Kabul ettik" cevabını vermişler, bunun üzerine Allah: O halde şahit olun; ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim, buyurmuştu.
82.Artık bundan sonra her kim dönerse işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.8-Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Oysa ki,göklerde ve yerde ne varsa, hepsi ister istemez O'na teslim olmuş, hep döndürülüp O'na götürülüyorlar.
En kolay yola muvaffak olmak isteyenlerin tutunacağı dal Allah kelamıdır. O müminler için bir şereftir. Zannın peşinden gidenlerse ondan korkarlar. Çünkü delilleri sahil kenarındaki kuma benzer ki, üstünden deniz suyu geçse kaybolup gider. Bir zannın ardınca gidenler bulanık suda balık avlamakla meşguldürler. Dalâlet bunları her tarafından kuşatmıştır. Oysa bilirler ki, Hak dillenince ellerinde ne varsa uçup gidecektir. Kur'an bu tip insanların geçmişten günümüze halet- î ruhiyelerini verirken içine düştükleri bu kısır döngüyü açıkbir şekilde ifade etmiştir.
<$Blo0lar
<$BloYorum Gönderef="<$Blohttp://salihfurkan.blogspot.com/eri