Kasas 85 de vahyin üzerinde düşünüp hidayeti bulanlardan bahsetmiştir. Onun ekmek gibi, su gibi, namaz gibi, oruç gibi bir ihtiyaç olduğu açıkça ortadadır. Dünyalık azık vahiydir. Hazırlık din günü içindir.
KASAS 86-Sen, sana kitap indirileceğini ümit etmiyordun; fakat Rabb’inden bir rahmettir o. O halde sakın kafirlere arka çıkma!
87-Ve sakın sana indirildikten sonra, Allah'ın ayetlerinden seni çevirmesinler; hemen Rabb’ine davet et ve sakın ortak koşanlardan olma! Bu şekildeyken ne olur? Kur’ an farz. Hakkıyla okunduğunda hangi yoldan nereye gidilir? Siratin müstakim bulunmuş olur. Yani hidayet bu şekilde bulunur.
İSRA 9: Gerçekten bu Kur’an, insanları en doğru yola iletir. Ve salih ameller işleyen müminlere kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.
Bu paralelde kalbleri Allah’ın zikriyle mutmain olmuş kişiler hidayeti bulacaktır. Bu yol çetrefilli, dirilik isteyen bir yoldur. Fedakarlık ister. Yol birdir. Tebliğ bu yola yapılır. Yolun dışına çıkmak ya da başka yola çağırmak dâlalete işarettir.
İSRA 15: Kim doğru yola giderse sadece kendi lehine gider; kim de sapıklık ederse ancak kendi aleyhine eder. Hiçbir günahkar da, başkasının günahını yüklenmez. Biz bir peygamber gönderinceye kadar azab da etmeyiz.
Bu konumda Allah’ın gönderdiği rehber ortadayken onun dışına çıkmak bir kulu her an dalâlete düşürebilir. Tebliği dikkate alan her kişinin görevi bu yolda yürümek olmalıdır. Unutmayalım ki uyan kendisi için uyacak, uymayan da kendisi için…
İSRA 47-Biz çok iyi biliriz seni dinledikleri zaman ne maksatla dinlediklerini ve birbirleriyle fısıldaşırlarken de o zalimlerin: "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz!" dediklerini. 48-Bak seni nelerle mukayese ettiler de nasıl sapıklığa düştüler, onun için bir yol bulmaya da güçleri yok.
Tebliği aldıktan sonra uyması, uymaması, uyar gibi yapması yani bütün vebal tebliğ edilendedir. Onun dışına çıkmak o gaye insanına bile yasaklanmışken bizim ders almamız gerekir. Hüküm ve hesap Allah’ındır. Allah zorluk değil kolaylık ister.