LOKMAN 20-Görmediniz mi Allah zülcelal göklerde ve yerde ne varsa, hepsini sizin emrinize vermiş, açık ve gizli olarak nimetlerini üzerinize yağdırmaktadır. Bununla beraber insanlar içinde kimi de var ki, ne bir ilme, ne bir mürşide, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında mücadele ediyor. (mürşide diye tercüme orijinalinde “huden” diye yani hidayetçi diye geçmektedir.) (elemterev= görmediniz mi, nenallahe= Allah ki, sexere= boyun eğdirdi, lekum= size, ma= şeylere, fissemevati vema fil ardi= göklerde ve yerde olan, ve esbeğa= ve bol bol verdi, aleykum= üzerinize, ni’metehu= nimetlerini, zahireten= açıkça, ve batineten= ve gizlice, ve minennasi= insanlardan, men yucadilu= kimi varki mücadele ediyor, fillahi= Allah hakkında, biğayril ilm= ilmi olmaksızın, vela huden= yol göstericisiz, vela kitaben= kitabsız, Münir= aydınlatıcı)
NUR 46:Andolsun açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediğini doğru bir yola iletir. Hidayet Allah’tandır.
Hidayeti verirken: SEBE 50: De ki: “Eğer ben yanılırsam, yalnız kendime kalarak yanılırım ve eğer hidayeti bulmuşsam, bilmeli ki Rabb’imin bana vahiy vermesiyledir. Çünkü O, yakındır her şeyi işitir.” Tavır budur.
Bu çerçevede; ZÜMER 2-Emin ol, Biz sana kitabı hakkıyla indirdik. Onun için dini yalnız O'na halis kılarak Allah'a ibadet ve kulluk et! (inna= şüphesiz biz, enzalna= indirdik, ileykel kitabe= sana kitabı, bil haqqi= hakk ile, febudillahe= öyleyese sen de kulluk et Allah’a, muhlisen= halis kılarak, lehud dine= O’na dini) 3-İyi bil ki halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka bir takım dostlara tutunanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz. şüphe yok ki, Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyle hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz. 18: Onlar sözü dinlerler, sonra da en güzelini tatbik ederler. İşte onlar, Allah’ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve işte o temiz akıllılar onlardır. Hidayet verilen kimseler muhlis insanlardır. Muhlislik vahiyle olur. Muhlislik hidayete götürür. Yani Allah’a geliş ilk günkü gibi saf ve berrak olmalıdır. Bunu vahiy sağlar.